Diyabetik Ayak Yaralarında Wagner ve PEDIS Sınıflandırması: Evreleme ve Anlamı
Yazan: Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya · Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya · Güncellenme: 2026-06-19
Kısa Cevap
Diyabetik ayak yarası evreleme, yaranın derinliğini, enfeksiyonu ve dolaşım durumunu standart biçimde tanımlayarak tedavi planını ve aciliyetini belirler. Wagner sınıflaması daha çok derinlik/gangren odaklı hızlı bir diyabetik ayak derecelendirme sunar; PEDIS sınıflaması ise perfüzyon, alan, derinlik, enfeksiyon ve duyu kaybını birlikte değerlendirir.
Diyabetik ayak yaraları, küçük bir deri çatlağından ciddi enfeksiyon ve gangrene kadar geniş bir spektrumda ilerleyebilir. Bu nedenle “yara var” demek tek başına yeterli değildir; yaranın hangi evrede olduğu, enfeksiyonun şiddeti ve ayağa kan akımının (iskemi/perfüzyon) durumu tedavinin yönünü belirler. Klinik pratikte en sık kullanılan iki yaklaşım Wagner sınıflaması ve PEDIS sınıflamasıdır. Bu iki sistem, “diyabetik ayak evreleri”ni daha anlaşılır hale getirir ve ekipler arası iletişimi kolaylaştırır: aynı hastayı gören endokrinoloji, enfeksiyon, ortopedi, genel cerrahi, damar cerrahisi ve yara bakım ekibi aynı dili konuşur. Bu yazıda diyabetik ayak yarası evreleme mantığını, Wagner ve PEDIS’in neyi ölçtüğünü, evrelerin klinik anlamını ve hangi durumda acil başvurmanız gerektiğini hasta dostu ama detaylı bir şekilde bulacaksınız.
Diyabetik ayak yarası evreleme neden önemlidir?
Diyabetik ayak yarası evreleme, yaranın riskini ve tedavide öncelik sırasını belirlediği için önemlidir. Aynı boyutta görünen iki yara, biri iyi kanlanan bir bölgede yüzeyel iken diğeri kemik/tendon seviyesine ilerlemiş veya dolaşımı bozulmuş olabilir; bu fark, iyileşme süresini ve komplikasyon riskini kökten değiştirir.
Evreleme ve diyabetik ayak derecelendirme şu konularda doğrudan işe yarar:
- Acil müdahale gereksinimi: Yaygın enfeksiyon, hızla ilerleyen selülit, gangren veya kritik iskemi şüphesi varsa aynı gün değerlendirme gerekir.
- Tetkik planı:
- Dolaşım için: ayak nabızları, Doppler ultrason, ABI/TBI gibi ölçümler
- Kemik tutulum şüphesi için: direkt grafi, gerektiğinde MR
- Tedavi bileşenleri: bası azaltma (offloading), debridman, uygun pansuman, enfeksiyon kontrolü, kan şekeri optimizasyonu, gerekirse damar açıcı girişimler.
- Takip sıklığı: Hafif yüzeyel yaralar ile derin/enfekte/iskemik yaraların kontrol aralığı aynı değildir.
- Kayıt ve iletişim: “Wagner 3” veya “PEDIS: P2 E1 D2 I2 S1” gibi ifadeler, sağlık ekibine kısa ama güçlü bilgi verir.
Pratik bir örnek: Nöropati nedeniyle ağrı hissetmeyen bir kişi, ayağındaki yarayı geç fark edebilir. Bu durumda evreleme, “sadece yara” mı yoksa “enfeksiyon + dolaşım bozukluğu” mu olduğunu ayırt etmeye yardım eder. Nöropati şüpheniz varsa şu içeriğe de göz atabilirsiniz: Diyabette Ayak Düşüklüğü ve Sinir Hasarı Belirtileri: Nöropati Nasıl Anlaşılır?

Wagner sınıflaması nedir ve diyabetik ayak evreleri Wagner’e göre nasıl tanımlanır?
Wagner sınıflaması, diyabetik ayak ülserlerini özellikle yaranın derinliği, doku kaybı ve gangren/nekroz varlığına göre 0’dan 5’e kadar derecelendiren pratik bir sistemdir. “Wagner sınıflaması tablo” arayanların amacı genellikle hızlı bir özet görmek ve her derecenin ne anlama geldiğini öğrenmektir.
Aşağıdaki tablo, diyabetik ayak evrelerini Wagner’e göre özetler:
| Wagner Derecesi | Tanım (özet) | Klinik anlamı (genel) |
|---|---|---|
| 0 | Açık ülser yok; riskli ayak (nasır, deformite, nöropati vb.) | Koruma ve önleme kritik; ayakkabı/tabanlık, günlük kontrol |
| 1 | Yüzeyel ülser (deri ile sınırlı) | Bası azaltma + uygun yara bakımıyla iyileşme şansı yüksektir |
| 2 | Derin ülser (tendon/eklem kapsülü gibi derin dokulara uzanabilir) | Enfeksiyon/iskemi eşlik edebilir; daha yakından takip gerekir |
| 3 | Derin ülser + apse/osteomiyelit şüphesi veya varlığı | Görüntüleme, kültür, debridman ve sistemik tedavi gündeme gelebilir |
| 4 | Lokalize gangren (parmak/ön ayak gibi sınırlı alan) | Dolaşım değerlendirmesi acildir; doku kaybı riski yüksektir |
| 5 | Yaygın gangren (ayağın büyük kısmı) | Hayatı/uzvu tehdit eden durum; acil multidisipliner yaklaşım gerekir |
Wagner classification diabetic foot ifadesi, aynı tablonun İngilizce aramalarında geçen karşılığıdır; klinik içerik aynı mantığa dayanır.
Wagner sınıflamasının güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?
Wagner sınıflaması hızlı ve anlaşılır olduğu için güçlüdür; ancak tek başına tüm resmi göstermeyebilir. Özellikle:
- Güçlü yön: Derinlik ve gangreni netleştirir; yatak başında hızlı karar desteği sağlar.
- Sınırlılık: Enfeksiyon şiddetini ve dolaşım bozukluğunu (iskemi/perfüzyon) ayrı ayrı ayrıntılı derecelendirmez. Bu yüzden birçok merkez Wagner’i, daha kapsamlı sistemlerle birlikte kullanır.
Gangren şüphesi olan kişiler için detaylı bilgi: Diyabetik Ayakta Gangren: Belirtileri, Evreleri ve Ampütasyonsuz Tedavi Seçenekleri
PEDIS sınıflaması nedir ve nasıl uygulanır?
PEDIS sınıflaması, diyabetik ayak ülserini beş boyutta değerlendirerek daha kapsamlı bir diyabetik ayak yarası evreleme yaklaşımı sunar. PEDIS, adını şu bileşenlerden alır: Perfusion (perfüzyon/kanlanma), Extent (alan), Depth (derinlik), Infection (enfeksiyon), Sensation (duyu).
PEDIS’in amacı, “yaranın sadece derinliği” yerine, iyileşmeyi belirleyen temel faktörleri birlikte raporlamaktır. Özellikle enfeksiyon ve dolaşım sorunu olan hastalarda, tedavi planı açısından daha yol gösterici olabilir.
PEDIS açılımı ne demektir?
PEDIS açılımı, değerlendirmede bakılan 5 başlığı doğrudan ifade eder:
- P – Perfüzyon: Ayağa kan akımı yeterli mi, iskemi var mı?
- E – Extent: Yaranın alanı (genişliği) ne kadar?
- D – Depth: Yara hangi doku katmanlarına kadar iniyor?
- I – Infection: Enfeksiyon yok mu, hafif mi, orta mı, ağır mı?
- S – Sensation: Koruyucu duyu kaybı (nöropati) var mı?
PEDIS ile değerlendirme adım adım nasıl yapılır?
PEDIS ile değerlendirme, her bileşeni ayrı ayrı puanlayıp birlikte yorumlamaya dayanır. Pratikte klinikler şu sırayı izler:
- Perfüzyon değerlendirmesi: Ayak nabızları, cilt ısısı/rengi, kapiller dolum; gerekirse Doppler ve ABI/TBI.
- Yara alanı (Extent): Ölçümle kayıt altına alınır; takipte küçülme hedeflenir.
- Derinlik (Depth): Yüzeyel mi, tendon/eklem/kemiğe uzanıyor mu?
- Enfeksiyon (Infection): Lokal bulgular (kızarıklık, ısı artışı, akıntı) ve sistemik bulgular (ateş, titreme, genel durum bozukluğu) değerlendirilir.
- Duyu (Sensation): Monofilament gibi testlerle koruyucu duyu kaybı olup olmadığı incelenir.
PEDIS enfeksiyon dereceleri pratikte ne anlatır?
PEDIS enfeksiyon dereceleri, enfeksiyonun sadece “var/yok” değil, şiddetini de tarif etmeye yarar. Genel olarak:
- Hafif: Yara çevresinde sınırlı kızarıklık ve yüzeyel enfeksiyon bulguları.
- Orta: Daha geniş alana yayılan selülit, daha derin dokuların etkilenmesi şüphesi.
- Ağır: Sistemik etkilenme bulguları (ateş, taşikardi, hipotansiyon gibi) veya hızlı ilerleyen yayılım.
Bu sınıflama, hekimin “evde bakım + yakın takip” ile “acil yatış/IV tedavi + cerrahi değerlendirme” gibi kararları daha net çerçevelemesine yardımcı olur.

Wagner ve PEDIS karşılaştırması: Hangisi ne zaman kullanılır?
Wagner ve PEDIS karşılaştırması, hangi hastada hangi bilginin daha kritik olduğunu anlamayı sağlar. Kısa bir özetle: Wagner sınıflaması derinlik/gangren odaklı hızlı bir derecelendirme sunarken, PEDIS sınıflaması çok boyutlu değerlendirme ile özellikle enfeksiyon ve dolaşım sorunlarını daha görünür kılar.
Aşağıdaki tablo, iki yaklaşımın farkını pratik olarak özetler:
| Başlık | Wagner sınıflaması | PEDIS sınıflaması |
|---|---|---|
| Odak | Derinlik, nekroz/gangren | Perfüzyon + alan + derinlik + enfeksiyon + duyu |
| Kullanım | Hızlı yatak başı “diyabetik ayak evreleri” tanımı | Detaylı kayıt, tedavi planı ve takip ölçütleri |
| Enfeksiyon/iskemi | Dolaylı yansır, ayrıntı az | Ayrı boyutlar olarak değerlendirilir |
| İletişim | “Wagner 2/3/4” gibi kısa | “P/E/D/I/S” ile daha kapsamlı rapor |
Günlük klinikte birlikte kullanmak mümkün mü?
Evet, birçok ekip pratikte “Wagner + PEDIS” yaklaşımını birlikte kullanır. Örneğin Wagner, yaranın derinlik/gangren boyutunu hızlı anlatırken; PEDIS, aynı yaranın kanlanma ve enfeksiyon şiddetini standardize eder. Bu, özellikle “diyabetik ayak yarası evreleme” raporlarında tedavinin neden değiştiğini daha anlaşılır kılar.
Evreye göre “genel yaklaşım” hangi başlıklardan oluşur?
Evre ne olursa olsun, diyabetik ayak yarası yönetimi genellikle şu temel sütunlara dayanır:
- Bası azaltma (offloading): Yara üzerine bası devam ederse en iyi pansuman bile yetersiz kalabilir.
- Yara bakımı ve debridman: Ölü dokunun temizlenmesi ve uygun pansuman seçimi iyileşmeyi hızlandırır.
- Enfeksiyon kontrolü: Enfeksiyon şüphesinde gecikmeden değerlendirme gerekir.
- Dolaşımın değerlendirilmesi: İskemi varsa yara kapanması zorlaşır; damar değerlendirmesi planlanır.
- Kan şekeri kontrolü: İyileşme kapasitesini etkiler; HbA1c ve günlük kontrol önemlidir.
Kan şekeri kontrolünün iyileşmeye etkisini daha detaylı okumak için: Kan Şekeri Kontrolü ve Diyabetik Ayak Yarası İyileşmesi: HbA1c Neden Önemli?
Hangi durumda acil değerlendirme gerekir?
Aşağıdaki “kırmızı bayraklar” varsa, diyabetik ayak yarası acil değerlendirilmelidir:
- Hızla yayılan kızarıklık/şişlik, artan ısı, kötü kokulu akıntı
- Ateş, titreme, belirgin halsizlik gibi sistemik bulgular
- Ayakta morarma, belirgin soğukluk, istirahatte artan ağrı (kritik iskemi şüphesi)
- Siyah doku (gangren) veya hızla genişleyen nekroz
- Kemik görünümü veya “kemik hissi” (osteomiyelit şüphesi)











